bilgi@nasrullahzadevakfi.org.tr

Vakfiye (Türkçe)
Buradasınız: Anasayfa / Vakfiye (Türkçe)
Vakfiye (Türkçe)

Bismillâhirrahmânirrahîm

Hamdi nâ-mahdûd ve şükr-i gayrı ma‘dûd ol vâcibi′l-vücûd ve müfî-zi′l-cûdaki nev‘-i beşerî zübde-i kâinat ve bu kavm-i mu‘teberi umde-i mevcûdat idüb ol nev‘-i şerîf ve sınıf-ı vâcibi′t-teşrifûn dahî cellet-i İslâm ve ümmet-i pür-ihtirâm-ıseyyidi′l-enâm ekrem-i ümem ve efdal-ı benî adem eyleyüb tâ‘lîm-i hitâb-ı müstetâb kulmâ enfaktüm minhayri’n-feli′l-vâlideyni ve’l-akrebîn ve’l-yetâma ve’l-mesâkîn vebnü′s-sebîl vemâ tef‘alû min-hayrin fe-inna’llâhe bihî âlim ile ta‘zîm ve tekrîm ve tefhîm-i cevâb-ı bâ-sevâb ellezîne yünfikûne emvâlehüm bi′l-leyli ve′n-nehârı sırran ve alâniyyeten fe-lehüm ecruhum inde rabbihim velâ havfun aleyhîm velâhum yahzenûn ile tebcîl ve tefhîm eylemiştir. Ve salât ve selâm-ı ferevân ve tahiyyât-ı tayyibât-ı bî-girân ol afsah-ı âlem ve emlâh-ı benî âdem ki nâzm-ı dürer-i gürer-i ferâyid beyân ve negîn-i tibyân lâ hasede illâ fî--isneyn recülün etâhu’llâhü′l-Kur’âne fe-hüve yetlûhu ve recülin etâhu’llâhu mâlen fe-hüve yenfekuhu fî--hakkıhi birle derecât-i âliyât mütesaddıkını mağbût-ı ins u cân ve neşr-i neşr-i cevâhir-i zevâhir-i kalâyid-i me‘ânî ferhunde-i mebânîmen tesaddaka ve-lev bi-şıkkı temretinmin-kesbintayyibin velâ yukbelu’llâhü ille′t-tayyibe fe-inna’llâhe yakbeluhâ bi-yeminihi sümme yürebbihâ li-sâhibihâ kemâ yürbî ahadüküm felûhu hattâ yekûne misle′l-cebeli birle matâlib-i mârib-i menhiyyi mahsûd-ı cumhur-ı kevnü mekân kılmıştır. Ve hezarân-ı hezâr sürûr ve dürûd ânın â′l-i evlâd ve ashâb ve ahfâdına ki mezâhir-i hükm-i zâhiri kitâb-ı kerîm-i lâzimü′t-tekrîm fe-emmâ men a‘tâ ve′t-tekâ vesaddaka bi′l-hüsne fesenüyessirühu li′l-yüsrâ ve menâzırı nass-ı bâhiri Kur’ân-ı Azîm-i müstevcibi′t-ta‘zîm ve yut‘imûne′t-ta‘âma alâ-hubbihi miskînen ve yetîmen ve esîran olmuştur.

Emmâ ba‘d; Sebeb-i tahrîr-i kitâb-ı müşkîn nikâb-ı şer‘î ve bâ‘i′s-i tastîr-i hitâb-ı sevâb-ı me‘âb-ı mer‘î oldur ki; hâtır-ı hatîr-i esbâb-ı ukû′l ve ifhâm ve zamîr-i münîr-i elbâb-ı akl-ı cuhâ ve ahlâmuhû mahfî- ve mektûm ve puşîde ve nâ-malûm değildir ki libâs-ı hayât-ı insân fe kuybâ-yı müste‘âr ve esâs-ı binâ-yı cismi nizâr-ı nâ-üstüvârdır hâsılı bu mahfel-i fenâ ve menzi’l-i bî-bekânın genci mevrûs-ı rıbh ve ayşi rîş ve nûşu mûcib-i neşîddir ve bi′l-cümle zekiy-yi kâbil ve âkı’l-i kâmil olan kimesneye zâhir ve bâhirdir ki bu mekkâr ve gavvâr ve gaddâ‘ ve gazzâr muhavvi′l-i ahvâl ve mükezzi’b-i a‘mâl olan âlem-i fânî menzi’l-i ikâmet ve mesken-i râhat değildir husûsan ki eyyâm-ı leyâlde ve gudüvv-i asâlde dellâlân-ı mahâfil-i kâzâ ve kader ve münadiyân-ı mecâmi‘-i hayr ve şer küllü nefsinzâikatü′l-mevt nidâ-i mehâbet-fezâsını gûş cân-ı âlemyâne ve küllü men aleyhâ fân sadâ-yı vahşet-nümâsını sem‘-i cinân-ı âdemyâne irgürmek üzerine ola imdi her âkile emr-i lâzım ve hükm-i mütehattimdir ki zemân-ı istitâ‘atın cânib-i hayra tevcîh idüb tahsî′l-i melekâ′t-ı kudsiyye ve tekmî′l-i ma‘ârif-i ünsiyye bâbında sarf-ı kudret ve bezl-i cühd ve tâkat eyleyüb mehâsin-i ahlâk ile râste ve celâbib-i hayrâtla pîraste olub yevm-i mahşerde heyet-i behiyye üzre mahşûr ve nâ‘im-i mûkim ile mübtehic ve mesrûr ola pes bu kazâyâ-yı vâcibeti′l-kabûl ve mukaddemât-ı vâzihâtu′l-medlûle binâen sâhibü′l-hayrât ve kâsibü′l-meberrât münşi’ü′s-sadakâti’d-daimât mübdi‘l-hasenâti′l-bakîyât er-râcî‘ inâyete illâ lehuel-Hâc Mehmed bin Nasrullah nasarahu’llâhu fî--hâlîhi ve kâlihî ve yessere cemî‘a âmâlihî hâl-i hayâtında ve kemâl-i sıhhatinde ve cemi‘-i mâlehü ve aleyhesinde nefâz-ı tasarrufât-ı şer‘iyyesi ve cereyân-ı teberru‘ât-ı mer‘iyyesi makbûl ve sahîh iken yüdrikkümü’l-mevtü velevküntüm fî--burûci’n-müşeyyedetin hitâbının mazmûn ve meymûn ve fehvâ-yı hümâyûnun te’emmül ve ta‘akkul idüb kulinne′l-mevte’llezî tefî-rrûne mînhü fe-inhehü mülâkîküm cevâbının mefhûm-ı sa‘âdet-i mersûmun mütâla‘a ve mülâhaza idüb dâima fikr-i ahvâl-ı âkıbetin endîşe ve tefekkür-i umûr-ı âherin beşîse eyleyüb seyyid-i kâinat ve senedi′l-mevcûdât aleyhî efdalü′s-salâti ve ekmelü′t-tahiyyâttan mervî olan izâmâte ibnü âdeme [inkata‘a] anhu ameluhû illâ an selâsin sadakâtüncârîyetün ve ilmün nâfi‘un ve veledünsalîhun yed‘û lehû bi′l-hayr hadî′s-i şerîf-i şeref-fezâsının ve hayri münîf-i gaflet zerâsının fuhûlü hümâyûnuna teşebbüs ve temessük idüb murâd edindüğü matâlib-i dünyâdan ferâğat ve hayât-ı bi-bekâdan se’âmet gelüb hümâ-yı himmetleri illiyyinde devlet-i bî-fenâ ve rahat-ı bî-anâ arzu kılub tekâlif-i cihânı zimmet-i himmetlerinden bırakub va’llâhü yed‘û ila dâri′s-selâm nidâsına icâbet eyleyüb ravzâ-i rıdvânda âsûde olduklarında dahi eser-i ibâdetleri münkâtı‘ ve ahkâm-ı amelleri mürtefi‘ olmaya lâ-cerem te’sîs-i deâim-i hayrât ve teşyîd-i kavâid-i meberrât etmeye tesaddî eyleyüb hulûs-i niyyet ve safâ-yı taviyyet birle li-vechi′llâhi′l-Kerîm ve taleben li-merzâti′r-rabbi’r-Rahîm yevme lâ-yenfe‘ü mâlü’n-velâ benûn illâ men eta’llâhe bi-kalbi’n-selîm ecel-i emvâl ve atyeb-i menâlimden;

Mahrûse-i Kayseriyye tevâbi‘inden gâyetle meşhereti olduğu içün müstağnî ani′t-tahdîdi ve′t-tavsîf Belvirân nâm mezra‘adan rub‘ ve nısf-ı sümün hisse-i şâyi‘asını mahrûse-i mezbûrede Habbazlar Çarşısında vâki‘ kıbletentarîk-i sâlik ile ve şimâlen merhûm ve mağfûrun-leh Şeyh İbrahim kuddise sırrühü′l-Azîz hazretlerinin câmi‘-i şerîflerinin vakfı ile ve şarkan Abdurrahman bin Susi mülki ile ve garban Lalâ Câmi‘i Vakfı olan dükkân ile mahdûd dükkândan nısf şâyi‘ hissesini.

Ve Uzun Çarşı kurbunda kıbleten ve garban İbrahim bin Piri mülki ile ve şarkan Muharrer bin Keremullah mülki ile ve şimâlen tarîk-i sâlik ile mahdûd olan iki bâb dükkânların her birisinden südüs şâyi‘ hissesini ve yine zikrolan dükkânlara mülâsık olub müstağnî ani′t-tahdîd olan bir bâb dükkândan nısf südüs hisse-i şâyi‘asını.

Ve mahrûse-i mezbûre sur içinde Nalbandlar Çeşmesi kurbunda birbirine mülâsık altı bâb dükkân ki cümlesinin hudûdu kıbleten tarîk-i sâlik ve şimâlen sur ve şarkan Hamza Çelebi ibn Hoşkadem mülkü ve garban Ahmed bin Mahmud mülküdür.

Ve Kürtüncüler Çarşısında dokuz bâb dükkânları ki cümlesinin hudûdu kıbleten vâkıf-ı mezbûr mülkü ve şimâlen ve şarkan tarîk-i sâlik ve garban Çadırcı Piri vakfıdır.

Ve Meydan Kapusu kurbunda şimâlen Kıtmir oğlu vakfı ile ve kıbleten zımmi Simon Kara Yusuf mülki ile ve şarkan vâkıfın kendi mülkü ile ve şimâlen tarîk-i sâlik ile mahdûd iki bâb keçeci dükkânları

Ve Kaleönü’nde cevânib-i erba‘adan tarîk ile mahdûd birbirine mülâsık üç bâb bakkal dükkânlarını

Ve Eskiciler Çarşısı’nda kıbleten tarîk-i sâlik ile ve şarkan Uzun Nebi veresesi mülkleri ile ve garban Süleyman bin Hızır mülkü ile ve şimâlen vâkıf-ı mezbûrun vakfı ile mahdûd iki bâb dükkânı

Ve yine Eskiciler Çarşısı’nda kıbleten Hasan Ali bin mülkü ile ve şimâlen tarîk-i sâlik ile ve şarkan Ahmed bin Hacı Veli mülkü ile ve garban Selçuk binti Mustafa mülkü ile mahdûd olan bir bâb dükkânını

Ve Eskiciler Çarşısı’nda vâkıf-ı mezbûrun vakfı ile ve Selçuk binti Mustafa mülkü ile ve Hacı Nebi veresesi mülkleri ile ve tarîk ile mahdûd bir bâb dükkândan rub‘u şâyi‘ hissesi

Ve yine Eskiciler Çarşısı’nda kıbleten Hacı Nebi veresesi mülkleriyle ve şimâlen tarîk-i sâlik ile ve şarkan Bali bin Abtal mülkü ile ve garban İsa bin Abtal mülki ile mahdûd olan bir bâb dükkanı

Ve Kuyumcular Çarşısı’nda kıbleten tarîk ile ve şarkan İnci Beyoğlu Agob mülkü ile ve şimâlen Hacı Mansur bin Ali mülkü ile ve garban Ayni Hâtûn binti Muzaffer Çelebi mülkü ile mahdûd bir bâb dükkânını

Ve Bezzazistan kurbunda kıbleten merhûm Hüseyin Bey vakfı ile ve şarkan merhûm Mahmud Efendi ibni Süleymanki vakfı ile ve garban tarîk-i sâlik ile şimâlen Hacı Musa bin Hacı Muhsin vakfı ile mahdûd dükkândan rub‘ hisse-i şâyi‘asını

Ve Hisarönü’nde Bakkallar Çarşısı başında kıbleten ve şarkan Mustafa bin Hacı İlyas mülkü ile ve garban İbrahim bin Mercan mülkü ile ve şimâlen tarîk-i sâlik ile mahdûd dükkândan nısf şâyi‘ hissesini

Ve Hisarönü’nde cevânib-i selâseden tarîk ile ve bir tarafı Kızılca Osman oğlu Mehmed mülkü ile mahdûd bir bâb arpacı dükkânını

Ve yine Hisarönü’nde bir tarafı Hisarlu Kasım mülkü ile ve iki tarafı tarîk ile ve bir tarafı Pervane Bey Medresesi vakfı ile mahdûd dükkândan nısf şâyi‘ hissesini

Ve yine Hisarönü’nde bir tarafı Hisarlı Kasım mülkü ile ve bir tarafı Ahmed Efendi bin Sadi mülkü ile ve bir tarafı Pervane Bey Medresesi vakfı ile ve bir tarafı tarîk ile mahdûd birbirine mülâsık iki bâb dükkânların her birisinden rub‘ şâyi‘ hissesi

Ve Kazgancılar Çarşısı’nda iki tarafı Emir Sultân Vakfı ve iki tarafı dahî tarîk ile mahdûd birbirine mütelâsık üç bâb dükkânlarını

Ve Pazarbaşı dükkânı kurbunda bir tarafı Bezircioğlu Hacı Mustafa Vakfı ile ve iki tarafı Sahîb Medresesi Vakfı ile ve bir tarafı Mehter oğlu Vakfı ile mahdûd olan dükkândan rub‘ şâyi‘ hissesi ve Uzun Çarşı’da bir tarafı Hacı Yahşi Vakfı ile ve bir tarafı Hacı Mustafa mülkü ile ve bir tarafı Piri Paşa Hânı ile ve bir tarafı tarîk ile mahdûd dükkândan sülüs şâyi‘ hissesini

Ve Meydan Kapusu kurbunda kürkçüler dükkânı mukâbelesinde bir tarafı Hasbey Mahallesi Mescidin ile ve bir tarafı Hacı Paşa Mescidi Vakfı ile ve bir tarafı Hasan Çelebi oğlu mülkü ile ve bir tarafı tarîk ile mahdûd olan dükkândan sülüsân şâyi‘ hissesini

Ve dahî Boyacı Kapusunda bir tarafı Pir Budak mülkü ile ve bir tarafı Kalender Çelebi bin Şahrah mülki ile ve bir tarafı Keba İlyas Mescidi’nin Vakfı ile mahdûd bir bâb dükkânını

Ve Boyacı Kapusu’nun taşrasında bir taraf Tuğrul oğlu Abdurrahman mülkü ile ve bir tarafı merhûm Emir Hâlîfe veresesi mülkü ile ve bir taraf Kavurgalı oğlu İsa mülkü ile ve bir tarafı tarîk-i sâlik ile mahdûd birbirine mülâsık iki dükkânların her birisinden yedi sehimden dört sehim hisse-i şâyi‘asını

Ve Atpazarı’nda bir tarafı sur ile ve bir tarafı tarîk-i sâlik ile ve bir tarafı müteveffâ Sefer yetimlerinin mülkü ile ve bir tarafı handak ile mahdûd olan bir bâb dükkânını

Ve yine Atpazarı’nda bir tarafı Panayırcı Ali mülkü ile ve bir tarafı müteveffâ Sefer yetimleri mülkü ile bir tarafı handak ile ve bir tarafı tarîk-i sâlik ile mahdûd bir bâb dükkânını

Ve Hallaçlar Çarşısı’nda bir tarafı Şaban bin Hasan Dede mülkü ile ve bir tarafı Hacı Ömer Mescidi Vakfı ile ve bir tarafı Çadırcı Pîrî veresesi mülkü ile ve bir tarafı tarîk-i sâlik ile mahdûd bir bâb dükkânını

Ve Uzunçarşı’da merhûm Abdulfettah Efendi Çarşusı karşısında bir tarafı Agob bin İnci Bey mülki ile ve bir tarafı Bezirci oğlu el-Hâc Mustafa Vakfı ile ve bir tarafı tarîk-i sâlik ile ve bir tarafı Kör Aziz mülki ile mahdûd dükkândan dört sehimden selase-i erba‘ hisse-i şâyi‘asını

Vakf-ı sahîh-i şer‘î ve habs-i sarîh-i mer‘î idüb ve iş bu zikr olunan akardan gayrı nukûddan bin adet altun ki akçe hesâbı üzere altmış bin akçe olur anı dahî kezâlik ifrâz ve gâyet imtiyâz ile mümtâz idüb ba‘dehu vakf ve habs eyledi ol hîndeki cemi‘-i tasarrufât-ı şer‘iyye ve mecmu‘-ı teberru‘ât-ı dîniyye kendü zâtından câ’iz ve nâfiz idi vakfen sahîhan şer‘iyyen ve habsen sarîhan mer‘iyyen tegabbela’llâhu hayrâtehü vedâ‘afe ucûra hasenâtihi lâkin bu vakf olunan dekâkînin icâresi ve bin altunun rıbhı vücûh-ı vecîhe-i câiye üzere icrâ ve şurût-ı şerîfe-i âtîye üzere ibkâ olunmak gerektir ol cümleden biri budur ki vâkıf-ı müşârunileyh lâ-zâle müşârunileyh şart eyledi ki, zikr olunan akçe mu‘âmele-i şer‘iyye ile mu‘âmele olunub her aşerenin nemâsı öşrü ve rub‘u öşrü olmak üzere verile zâid ve nâkıs olmıya mütevellî ehad-ı nâsdan birine verdikde rehn-i kavî ve kefî-l-i melî ile yâhud biri ile vere velâkin mûmâtala ve ehl-i hıyânet olana ve şey mu‘amele ve müte‘azziri′l-mutâlebe ve sâdat ve ehl-i kâzâ ve tedrîs ve müflîs ve ehl-i telbîse verilmiye ve şart eyledi ki vâkıf-ı mezbûr mâdemki kayd-ı hayatta ola tevliyet hizmetini kendisi eyleye,ba‘dehu evlâdından aslah ve erşed olana mufavvaz ola ve tevliyet husûsunda tabaka ve derece riâyet olunmayub her ne mertebede olursa hemen aslah olan kimesne mütevellî ola eğer evlâd-ı vâkıfdan tevliyet-i mezbûre uhdesinden gelür kimesne bulunmazsa re’y-i hâkim ile bir müstehak kimesneye verilüb mütevellî kim olursa cihet-i tevliyet her sene yirmi altuna mutasarrıf ola ve şart eyledi ki; her kim ki Kayseriyye Mahkemesinde Nâibü′ş-şer‘ ola cemi‘-i evkāfıma eğer vakıf oladır ve eğer sâlifü′z-zikr vakıftır ve eğer gayridir cümlesine nâzır olub her sene mütevellî olan kimesne getürüb hak üzere muhâsebesini görüb defterin imzâlayub hakk-ı nezâreti icrâ ederse yevmî bir akçeye mütevellî elinden mutasarrıf ola,ve şart eyledi ki; leyle-i Regâib ve leyle-i Berât ve leyle-i Kadirde bir batman zerde ve ikişer batman dâne ve yirmi akçelik et ve otuz akçelik ekmek bişirdüb fukarâya it‘am edeler ve bundan gayrı yevm-i âşurede âşure ta‘âmı için yüz akçe harc idüb meşhûr olan âşure aşını bişirüb fukarâya it‘âm ideler,ve dahî şart eyledi ki; mübârek Receb ve Şa‘bân ve Ramazân ayları geldikce bu mübârek aylar tamâm olunca hergün yirmi nefer fukarâya yevmî birer akçe etmek alınub verile ve şart eyledi ki; vâkıf-ı mezbûr dâ‘afa’llâhu lehü’l-ücûr dâr-ı dünyâdan dâr-ı bekâya irtihâl ve hazreti zü’l-Celâle ittisâl buldukta bir sâlih ve mütedeyyin kimesne hergün mezâr-ı şerîfi üzre sûre-i Yâsin tilâvet idüb yılın sekiz ayını üzerinde dört ayını bir mescitte okuyub sevâbını rûh-ı vâkıfa hibe ederse yevmî bir akçe verile ve eğer gayr-ı vilâyette ölecek olursam kemâ kân mezbûrda akrabâ ve müte‘allikât üzerine okuya ve şart eyledi ki; Receb ve Şa‘bân ve Ramazân aylarının her Cum‘ası günü on nefer sâlih ve mütedeyyin kimesne yetmiş bin kere tevhîd idüb sevâbın ruh-ı vâkıfa hibe ederlerse herbirine onar akçe verile ve şart eyledi ki; Hisarönü’ndeki mescidin kurbunda kendüsü binâ ettiği mu‘allimhânede mu‘allim olan kimesne mektebe gelen sıbyâna Kur’ân-ı Azîm ta‘lîm idüb mescid-i mezbûrda vakt-i zuhr ve asr ve mağribde imâmet ederse mu‘allim-i mezbûr yevmî dört akçeye mutasarrıf ola ve dahî zikr olan mu‘allim merhûm ve mağfûrun-leh Şeyh İbrahim kaddesa’llâhu sırrahu′l-Azîz Câmi‘inde günde vakt-i duhâda bir cüz tilâvet idüb sevâbın ruh-ı vâkıfa hibe ederse yevmî bir akçe verile ve dahî mezbûr Hisarın önündeki çeşme ve mağseli herkim kendi yanından rakabesin görüb akıdub her ayda elli akçeye mutasarrıf ola akmadığı günlerin hesâbınca akçesi verilmiye ve cemi‘-i vakfa zarar gelirse mektebe gelmiye ve dahî şart eyledi ki; mekteb-i mezbûr mu‘alliminden mâ‘adâ dokuz nefer kimesne dahî merhûm ve mağfûrun-leh şeyh İbrahim kaddesa’llâhu sırrahu câmi‘inde vakt-i duhâda müctemi‘aten birer cüz-i şerîf tilâvet eyleyüb mezbûrlara yevmî birer akçe verileve mezbûrlar dahî tilâvet eyledikleri cüzlerden ikisinin sevâbını hazreti seyyidi′l-mürselîn ve hâtemü’n-nebiyyîn Muhammed Mustafa′nın salla’llâhu aleyhi vesellem rûh-ı şerîflerine ihdâ idüb ve ikisinin sevâbını vâkıfın babası ve ikisinin sevâbını anası ruhlarına ihdâ idüb dördünün sevâbını vâkıfın kendi rûhuna ihdâ eyleyeler ve dahî şart eyledi ki; zikr olunan cüzlerin birini Şeyh İbrahim hâzretleri câmi‘inin imâmı ve birisini câmi‘-i mezbûrun hâtîbi ve birisini Sultân Câmi‘inin imâmı ve birisini Kürtler Mahallesi Mescidi’nin imâmı ve birisini Şeyh Ahi Çelebi oğlu Tâceddîn Hâlîfe Mahallesi Mescidi’nin imâmı ve birisini Mumcu oğlu Mahallesi Mescdi’nin imâmı ve birisini Hisâyenlü Mahallesi′nde Sevindik Çavuş evi kurbundaki mescidin imâmı ve birisini Hâcet Mahallesi Mescidi imâmı ve birini Nesibe Hâtûn Mescid’inin imâmı tilâvet eyleyeler ve dahi şart eyledi ki; huffâz-ı mezbûrundan özrü zâhir olub yerine nâib nasb ider olursa her cüz-i şerîf mukabelesinde ta‘yîn olunan bir akçe bi′t-tamâm nâibine verile eksik verilmiye ve dahî şart eylediki huffâz-ı mezbûre bilâ özr-i şer‘î tilâveti asla terk eylemiyeler meğer cum‘alarda ve îdeyn-i şerîfeynde ve dahî şart eyledi ki; ecza-i şerîfe tilâvet eyleyen huffâz lütûflarından mütevellînin üzerine hasbetenli′llâh nâzır olub görüb gözedeler ve dahî şart eyledi ki; mütevellî sâlifü′z-zikr olan akarın gallesini mekteb mu‘allimi ile eczâ-i şerîfe tilâvet eyleyenlere sarf idüb nakdîn murâbahasından hâsıl olan galle-i saîre masârıfa sarf eyleye eğer akar gallesi el vermezse nakitden tekmîl eyleye ve eğer akar gallesi mu‘allim ile cüzhânlara vazîfelerinden artarsa sâlifü′z-zikr olan ta‘âmlara andan sarf eyleyeler bes vâkıf-ı mezbûr eccerehu’llâhu te‘âlâ bi-ahseni′l-ucûr bu zikr olunan akarât ve nukûdu vakf-ı şer‘î ve habs-i mer‘î kılub tebyîn-i zavâbit ve ta‘yîn-i şerâit eyledikten sonra yine atyeb-i emvâlden bezzâzistân kurbunda bir tarafı tarîk-i sâlik ile ve iki tarafı el-Hâc İlyas Abdullah ve bir tarafı Ahmed bin Mahmud mülkleri ile mahdûd bir bâb dükkândan nısf şâyi‘ hissesini ifrâz ve gâyet imtiyâz ile mümtâz idüb anı dahî kezâlik vakf-ı sahîh-i şer‘î kılub şöyle şart eyledi ki; hisse-i mezbûrenin icâresinden olan galle Ramazân-ı şerîf gecelerinde hazreti Şeyh İbrahim kaddesa’llâhu sırrahu′l-Azîz câmi‘-i şerîfi minâresinde vâkıf-ı mezbûr ta‘yîn eylediği altı adet kanâdîlin yağına ve bezirine mütevellî-i sâlifü′z-zikr eliyle sarf olunave eğer ziyâdesi olursa kanâdile hizmet idüb yanduran kim ise ana virile ve bundan mâ‘adâ vâkıf-ı mezbûrune ahsen-i erzâkından Çilingirler Çarşısı’nda kıbleten tarîk-i sâlik ile şimâlen Hızır bin Kârbanbaşı mülkü ile şârkan Maksud bin Hüseyin mülkü ile garban Hamza bin Sarı mülkü ile mahdûd iki bâb dükkânlarını dahî vakf-ı sahîh-i şer‘î kılub şöyle şart eyledi ki; zikr olunan dükkanlardan hâsıl olan galle Sultân Câmi‘inde vâkıf-ı mezbûr vaz‘ eylediği kürsüde câmi‘-i mezbûrun müezzini olan kimesne her gün ba‘de salâtî′l-asr vâkıf-ı mezbûr ruhu için sûre-i amme yetesâelûn tilâvet eylerse mütevellî elinden ana virile ve bundan mâ‘adâ yine vâkıf-ı mezbûr zikr olınan çarşıda bir tarafı Hamza bin Sarı mülkü ile ve iki taraf Ramazan bin Yusuf mülkü ile ve bir tarafı tarîk-i sâlik ile mahdûd bir bâb dükkânını dahî vakf-ı şer‘î kılub şöyle şart eyledi ki zikr olan dükkân îcâre-i şer‘iyye ile istiğlâl olunub hâsıl olan gallesini Sultân Câmi‘inde vâkıf-ı mezbûr vaz‘ eylediği çerâğât yağına mütevellî eliyle sarf olunub ziyâdesi mezbûr çerâğa hizmet eyleyüb yakan kimesneye verile ve şart eyledi ki; zikr olınan çerâğ hergün akşam namazından sonra yatsı namazı kılınca yandırıla ve sabah namazı zamânında dahî yandırıla ve bundan mâ‘adâ yine vâkıf-ı mezbûr atyeb-i emvâlinden râyicü′l-vakt binbeşyüz osmânî dahî ifrâz idüb anı dahî vakf-ı şer‘î kılub şöyle şart eylediki; derâhim-i mezbûr mütevellî sâbık rehn-i kavî ve kefî-l-i melî ile yâhut birisi ile onu on bir buçuk hesâbı üzere mu‘âmele-i şer‘iyye eyleyüb hâsıl olan rıbhı Bezirci Mahallesinin nüzûl ve avârızına sarf eyleye ve eğer ziyâdesi olursa mahalle-i mezbûrenin çeşmesinin yoluna sarf eyleyeler mahalle-i mezbûre halkı dahi vâkıf-ı mezbûrun zikr olınan mahallede olan evinden nüzûl ve avârız taleb eylemiyeler ve bundan mâ‘adâ yine vâkıf-ı mezbûr ahsen-i erzâkından ve atyeb-i emvâlinden râyic-i fi′l-vakt dört bin iki yüz osmânî ifrâz ve gâyet imtiyâzla mümtâz eyleyüb anı dahi vakf-ı sahîh-i şer‘î ve habs-i sarîh-i mer‘î kılub şöyle şart eylediki; meblâğ-ı mezbûr mütevellî sâlifü′z-zikr onu on bir buçuk hesâbı üzre mu‘âmele-i şer‘iyye eyleyüb hâsıl olan ribhi Sultân Câmi‘-i Mahallesinin nüzülüne ve avârızına sarf eyleye mahalle-i mezbûre ahâlîsi dahî vâkıfın zikrolan mahallede vâki‘ olan evlerinden nüzûl ve avârız taleb eylemiyeler ve eğer galle-i mezbûre cümleten mahallenin nüzûluna ve avârızına vefâ eylemezse mahalle-i mezbûrede vâkıfın evlâdı sâkin olduğu evlerin nüzuluna ve avârızına sarf olunub ziyâdesi mahalle fukarâsının evlerinin nüzûl ve avârızına sarf olunaba‘dezâlik vâkıf-ı mezbûr evlâd-ı kirâm ve ahfâd-ı zevi′l-ihtirâmı ahvâlini tedârik semtine dahî sâlik olub anlar için dahî ahall-i menâl ve atyeb-i emvâlinden mahrûse-i sâlifü′z-zikrde kale önünde bir tarafı eskici oğlu demekle meşhûr Hacı Mustafa bin Memi mülkü ile ve bir tarafı Hacı Kasım bin Abdullah vakfı ile ve iki tarafı tarîk-i sâlik ile mahdûd iki bâb dükkânlarını ve sûk-ı kebîrde Bezzâzlar Çarşısında bir tarafı el-Hâc Şah Ali bin Mansur eş-şehîr Süleymanlu veresesi mülkü ile ve bir tarafı Gül Hâtûn binti Murat el-zımmî veresesi mülkleri ile ve bir tarafı merhûm Abdulfettah Efendi veresesi mülkleri ve bir tarafı tarîk ile mahdûd bir bâb dükkânı ve mahrûse-i mezbûre kurâsından Alagöz nâm karyede gâyet ile iştihârı olduğu içün müstağnî ani′t-tahdîd olan üç adet değirmenden sülüs-i şâyi‘ hissesi ve yine sûk-ı kebîrde bir tarafı vâkıf-ı mezbûr vakfı ile ve bir tarafı Hacı Hamza ibn Hacı Ahmed Vakfı ile ve bir tarafı Mahmud Efendi ibn Süleymangi Vakfı ile ve bir tarafı tarîk ile mahdûd bir bâb dükkândan nısf şâyi‘ hissesi ve gâyetle şöhreti olduğu içün müstağnî ani′t-tahdîd olan Akin nâm karyeden iki bin dört yüz sehimden altı yüz elli sehim hisse-i şâyi‘ası ve Sar ve Danişmendlü nâm mezra‘adan südüs-i şâyi‘ hissesini ve Karye-i Meşhedin ile Yeniceköy kurbunda meşher toprağında şarkan el-Hâc Osman bin Hüsrev ve Hacı Ali ve Mehmed ibn Müezzin mülkleri ile ve su harkı ile ve kıbleten el-Hâc Saidi Ahmed bin Timur yeri ile ve yine su harkı ile ve garban Bezirci oğulları ve Bayezid Çavuş yerleri ile ve şimâlen el-Hâc Bulmaz Zâviyesinin vakıf yeri ile mahdûd olan yerlerini ve yine mevzi‘-i mezbûrda bir tarafı değirmen hark ile ve bir tarafı tarîk ile ve bir tarafı çayır ile ve bir tarafı cebel ile mahdûd olan yerlerini ve yine Kebceköy kurbunda meşher toprağında Asayeri demekle meşhûr arâziden bir tarafı Gâzî Çavuş mülkü ile ve bir tarafı Bali bin Şahkulu yeri ile ve bir tarafı Boğunözü ile ve bir tarafı çayır ile mahdûd olan bir kıt‘a yerden sülüsân hisse-i şâyi‘asını ve yine mevzi‘-i mezbûrda bir taraf-ı Yakub Ağa yeri ile ve bir tarafı Bali bin Şahkulu yeri ile ve bir tarafı çayır ile mahdûd bir kıt‘a yerden sülüsân hisse-i şâyi‘asını ve Eğribucak nâm mevzi‘de iki tarafı tarîk ile ve bir tarafı Kurc zımmi tarlası ile ve bir tarafı Mustafa bin Kemal tarlası ile ve bir tarafı Uğurlu Halîfe bin Ümmet tarlası ile mahdûd olan bir kıt‘a yerden selâse irbâ‘ hisse-i şâyi‘asını ve Kuyumcular Çarşısı kurbunda vâki‘ olub Hasan bin Dede Kasım mülkü ile ve Mevlâna Süleymangizâde Mahmud Efendi Vakfı ile ve tarafeynden tarîk ile mahdûd olan bir bâb bezzâz dükkânında olan nısf şâyi‘ hissesini ve Sûk-ı Kebîrde mezbûr Mahmud Efendi Vakfı ile ve Pervane Mescidi Vakfı ile ve Kara Mustafa veresesi mülkü ile ve tarîk ile mahdûd bir bâb bezzâz dükkânını ve Pambukçular Çarşısı’nda Sayrı Karga oğlu Yahşi Çelebi veresesi mülkü ile ve Eskicioğlu el-Hâc Mustafa mülkü ile ve Pir Paşa Hanı ile ve tarîk ile mahdûd bir dükkânda olan iki bin dört yüz sehimden beş yüz kırk sehim hisse-i şâyi‘asını ve Bezzâzistân Kapusu kurbunda Takyeciler Çarşısı’nda vâki‘ olub tarafeynden Hoca Osmanoğlu demekle ma‘rûf Abdulvehhab bin Derviş mülkü ile ve hân-ı mezkûrla ve tarîki ile mahdûd olan bir takyeci dükkânının nısf şâyi‘ini ve Meydan Kapusunun iç yüzünde vâki‘ olub bir tarafı burcla ve iki tarafı tarîk ile ve bir tarafı Ahmed bin Mahmud mülkü ile mahdûd bir bâb dükkânını ve zikr olunan kapunun taşrasında vâki‘ olub bir tarafı vâkıf-ı mezbûr vakfı ile ve bir tarafı burçla ve bir tarafı tarîk-i sâlik ile ve bir tarafı burc kulesi ile mahdûd bir bâb dükkânımı ve mezbûr dükkânın kurbunda bir tarafı Bezircioğlu Vakfı ile ve tarafından vâkıf-ı mezbûr vakfı ile ve bir tarafı tarîk ile mahdûd iki bâb dükkândan nısıf şâyi‘ hissesini ve zikrolan dükkânların arzında hendek ile ve burç ile ve demirci dükkânları ile ve vâkf-ı mezbûr vakfı ile mahdûd olan arz-ı hâlîyeden nısf şâyi‘ hissesini ve bahçe kapusunun iç yüzünde Nalband Çarşısı’nda vâki‘ olub etrâf-ı selâseden tarîk ile ve bir tarafı Çerkes Bey bin İsa Bey mülkü ile mahdûd birbirine mütelâsık yedi bâb nalband dükkânlarını ve zikrolan dükkânlara karîb Arpacılar Çarşısında vâki‘ olub Ekmekçi Memi bin Sinan veresesi mülkleri ile ve tarafından Sarrâç el-Hâc Hamza bin el-Hâc Ahmed Vakfı ile mahdûd birbirine mülâsık iki bâb bakkal dükkânlarını ve mahmiyye-i mezbûre kurâsından Karye-i Sarımsaklu’da vâki‘ Ilısu demekle ma‘rûf Gözme nâm zımmi bezirhânesi ile ve Küçük nâm kimesne mülkü ile ve karye-i mezbûre mescidi ile ve tarîk ile mahdûd değirmenden humus hisse-i şâyi‘asını ve yine karye-i mezbûrda vâki‘ Kara Buğra Değirmeni demekle ma‘rûf şöhreti olduğu içün tahdîdden müstağnî olan bir değirmenden rub‘ şâyi‘ hissesini ve yine mahmiyye-i mezbûre kurâsından şöhret-i kamîlesi olduğu içün tahdîdden müstağniye olan karye-i Esbilen’in ikibin dörtyüz sehimden yüzelli sehim hisse-i şâyi‘asını ve kurâ-i mezbûreden Akin demekle ma‘rûf karye mezâri‘ine karîb müstağnî ani’t-tahdîd li-şöhretihi ola Gökdere Mezra‘asının iki bin dört yüz sehimden dört yüz elli sehim hisse-i şâyi‘asını ve kurâ-i mezbûreden Esbile nâm karye mezra‘ına muttasıl Kızılağıl demekle ma‘rûf şöhreti içün tahdîdden müstağnî olan mezra‘anın iki bin dört yüz sehimden üç yüz sehim hisse-i şâyi‘asını ve yine Esbile kurbunda vâki‘ olub müstağnî ani’t-tahdid li’ş-şöhret olan Mezra‘a-i Mesbûk demekle ma‘rûf mezra‘anın iki bin dört yüz sehimden üç yüz sehmi hisse-i şâyi‘asını ve kurâ-i mezbûreden karye-i Talas yolunda olan Tepecikler civârında vâki‘ olub Kutluşah bin mülkü ve Kaymaz bin Karagöz ve Bekmez bin Şeyhi ve İnci Bey yerleri ile mahdûd bir kıt‘a arzı ve kurâ-i mezbûreden Arzuncuk [Arguncuk] yolunda Kuyumcu Kapusu demekle ma‘rûf kapu kurbunda Mevlâna Mahmud Efendi bin Süleyman yeri ve Tavukçu oğlu Mescidi Vakfı ile ve tarafından tarîk ile mahdûde olan arâziden nısf şâyi‘ hissesini ve mahmiyye-i merkûme nevâhîsinden Çay Nâhiyesi kurbunda Taşiçi demekle ma‘rûf mevzi‘de vâki‘ olub el-Hâc Kasım bin Abdullah ve Kutluşah mülkü mülkleri ile ve Ahi Sinan Vakfı ile mahdûd olan bir kıt‘a arzı ve nevâhi-i Kayseriyye’den Billur Nâhiyesi’nde civârında vâki‘ olub Emine binti el-Hâc Mehmed mülkü ile ve tarîk ile ve Mermerli Mescid Vakfı ile ve Dede Kasım Mescidi Vakfı ile ve zımmîPaşa Bey veresesi mülkleri ile mahdûd olan arzdan sülüs şâyi‘ hissesini ve mahmiyye-i mezbûre finâsında el-Hâc Arab Bağı demekle ma‘rûf mevzi‘e karîb el-Hâc Kasım bin Abdullah ve Kutluşah bin mülkü ve Polad nâm zımmi veresesi mülkleri ile ve tarîk ile mahdûd olan bir kıt‘a arzı ve mahmiyye-i mezbûre mahallâtından Taşkıncık Mahallesi′nde Satı bin Musa ve Yağcı Mehmed veresesi mülkleri ile ve tarafeynden tarîk ile mahdûd olan bahçesini ve Nâhiye-i Talas’da iki tarafı el-Hâc Nimeti bin el-Hâc Yakub yetimleri mülkü ile ve bir tarafı merhûm Abdulfettah Efendi veresesi mülkleri ile ve bir tarafı Küçük Bali ibn Emre mülkü ile mahdûd olan bağını ve bağın içinde vâki‘ olan evleri ve ahuru ve sahrıncı ve yine nâhiye-i mezbûrede bir tarafı Abdulfettah Efendi veresesi ve mezbûr Küçük Bali mülkleri ile ve bir tarafı Ahi Çelebi Tekkesine vakf olan tarla ile ve iki tarafı tarîk ile mahdûd olan bağını ve yine nâhiye-i mezbûre toprağında bir tarafı çay ile ve bir tarafı tarîk ile ve bir tarafı zımmi Karaman ve Gül Ağa binti Seyyidi Ali mülkleri ile ve bir tarafı zımmi Bünyad mülkü ile mahdûd olan bağını ve nâhiye-i Çayda iki tarafı tarîk ile ve bir tarafı Karaoğlu demekle meşhûr zımmi mülkü ile ve bir tarafı vakıf tarla ile mahdûd bağını ve Belviran nâm mezra‘a toprağında iki tarafı tarîk ile ve bir tarafı Ahmed ve Mehmed ebnâyı Eymerze mülkleri ile ve bir tarafı el-Hâc Çalabverdi mülkü ile mahdûd bağını Abdulvehhab nâm oğlundan gayrı evlâdına ale′s-seviyye vakf eyledi ve işbu zikr olınan akardan gayrı altmış bin adet sahîhi′l-ayâr râyici′l-vakt osmânî dahî mülk-i mahzından ifrâz ve mâl-i sırfından mümtâz kılub cümlesini evlâdına vakf-ı sahîh-i şer‘î ve habs-i sarîh-i mer‘î kılub ve bunlardan mâ‘adâ Sultân Câmi‘i Mahallesi′nde vâki‘ olub Şah Mehmed Çelebi bin merhûm Kasım Çelebi mülkü ile ve vâkıf-ı mezbûrun oğlu Abdulvehhab mülkü ile ve Hızır bin Memi mülkü ile ve Emine binti Mehmed mülkü ile mahdûd olub bir sofa ve iki tabhâne ve bir kileri ve iki oda ve bir sayegâhı müştemil olan evlerini dahî kezâlik vakf-ı sahîh-i şer‘î kılub min-evveli′l-kitâb ilâhünâ mastûr olan akarâtı ve nukûdu li-ecli′t-tescîl mütevellî nasb eylediği oğlu el-Hâc Abdulvehhaba teslîm eyledikten sonra evlâda vakf eylediği nesnelerde dahî tebyîn-i şerâit ve ta‘yîn-i zevâbıt şurû‘ eyleyüb şöyle şart eyledi ki; zikrolan evler evlâd-ı zükurdan Abdulvehhab ve Abdusselâm nâm oğullarından gayrı ebnâsına ve ânların ve ebnâsının ebnâsına ile′l-inkirâz ba‘dehu Abdulvehhab ile Abdusselam’ın ebnalârına ve ebnâ-i ebnalârına ve ba‘de inkirâzı silsileti′l-ebnâ vâkıfın benâtına ve evlâd-ı benâtına ile′l-inkirâz batnenba‘de batnin vakf olub her derece müstehak olanlar müctemi‘aten veya inhâiye ile veya hisselerin biribirine îcâreye ya iâveye vermek ile sâkinler olub ecânibe kirâya verilmeyüb bu vech ile tasarruf oluna ve sâlifü′z-zikr bağlar mezbûr Abdulvehhab’dan gayrı evlâdına eğer zükûr ve inâs vakf olub ale′s-seviyye mutasarrıf olalar ba‘de’l-inkirâz Abdulvehhab’ın evlâdı mutasarrıf olalar anlar dahi münkariz olursa istiğlâl olunub gallesini Sultân Câmi‘i masârıfına sarf oluna ve sâlifü′z-zikr olan bahçeden gayrı akar îcâre-i şer‘iyye ile istiğlâl olunub ve nakd-i mezbûr dahî onu on bir buçuk hesâbı üzere mu‘âmele-i şer‘iyye olunub eğer akardan ve eğer nukûddan hâsıl olan galle mâdemki vâkıf-ı mezbûr hayatta ola kendi masârıfına sarf ede şöyle bile ki, emr-i sübhânî ve hükm-i sultânî ile civâr-ı Rahmân’a azm u sefer ya‘ni bu bî-vefâ cihânda güzâr idüb ol pür-sefâ-i cinân-ı makarr ide zikr olunan galleden yevmî iki akçeye mütevellî mutasarrıf olub mâ‘adâsını evlâdına li’z-zekeri mislü hazzi′l-ünseyeyn taksîm olunub mezbûrlardan intikâl edenin hissesi dahi eğer evlâdı kalursa anlara üslûb-ı mezbûr üzre taksîm oluna ve illâ vâkıfın evlâdîndan olub müteveffânın mîrâsına müstehak olanlara mîrasdan alâ-mâ faraza’llâh hisseleri mikdârınca taksîm olunub evlâd-ı evlâda ve evlâd-ı evlâd-ı evlâd dahi ilâ inkirâz nefs-i evlâda zikr olunan kâide riâyet olunub bu üslûb-ı mukarrer ve mer‘î ola ve ba‘de′l-inkirâz bi-ecma‘ihim el-iyâzü bi′llâh sâlifü′z-zikr evler vesaîr akar ve nukûd cümle istiğlâl olunub Sultân Câmi‘inin imâm ve müezzin ve kayyım ve ferrâş vesaîr mesalîhine alâ-mâyerâhü’′l-hâkim sarf oluna ve dahî şart eyledi ki, vâkıf-ı mezbûrun taht-ı nikâhında olan Hâtunlar kendînin intikâlinden sonra eğer vakf eylediği evde sâkin olurlarsa mezbûrelere evlâd-ı vâkfının gallâtından yevmî ikişer akçe verile şöyleki, zevc-i âhere varurlar ise yâhut mezbûr evde de sâkin olmazlarsa mezbûrelere bir habbe verilmiye ve zikr olınan altmış bin akçe dahî mümkün oldukça mütevellî eli ile akar-ı nâfi‘aya virülüb ol akar dahi sâlifü′z-zikr müstakil olan akarlar ile istiğlâl olunub anın gallesi dahî saîr akar gallesine zamm olunub masârıf-ı sâbıkaya ya‘ni evlâda ve evlâd-ı evlâda ile’l-inkirâz tarîk-i mezkûr üzre taksîm oluna ba‘dehu câmi‘-i mezbûr mesalîhine sarf oluna ve evlâd-ı vâkfının mütevellîsi dahî mektebhâne ve eczâ vakfına mütevellî olan kimesne olub evlâda vakf olan nukûdu mu‘âmele husûsunda dahi eczâ ve mektebe vakf olan nukûddaki şerâite bi′l-külliye riâyet eyleye meselâ rehn-ikavî ve kefî-l-i melî ile yâhut biri ilâ âhirihi ve sâlifü′z-zikr bahçe dahî îcâre-i şer‘iyye ile istîcâr olunub mâ-hasale mine’l-gallât nısfına mütevellî mutasarrıf olub nısf-ı âheri Taşkıncık Mahallesi′nde vâkıf-ı mezbûr kendi bahçesi mukâbelesinde icrâ ettiği çeşmenin mîr-âbına verile ve eğer zikr olınan çeşme rakabeye muhtâc olursa evlâd içün ta‘yîn olan mahsûl ve gallât evvelâ çeşme rakabesine sarf olunub çeşme tamâm ma‘mûr olduktan sonra evlâda hisseleri verile mâdemki vâkıf-ı mezbûr hayatta ola kıra’â′t-i eczâ ve âmme husûsunda tebdîl ve tağyîr ve taklîl ve teksîr ve ta‘yîn-i mekân ve tebyîn-i zamân ve azl ve nasb vesaîr tasarrufât-ı şer‘iyye kendi elinde ola ba‘dehu vâkıfın mukarrer kıldığı üslûb-ı mergûb üzere müstemir ola ve ba‘de zâlik vâkıf-ı mezbûr zâda’llâhu rüşdehu fî--cemî‘i’d-duhûr evkāf-ı mezbûre ve mevkûfât-ı mestûre şerâi′t-i merkûm ve zevâbı′t-ı mersûme ile kesîr ve kalîl ve tesbîl idüb zikr olunan mütevellîye teslîm-i sahîh-i şer‘î ettiğine i‘tirâf-ı sarîh-i mer‘î kıldıkta mütevellî-i mesfûr dahî vâkıf-ı mezbûrun meclis-i şerîfte ve mahfel-i dîn-i münîfte bi′l-muvâcehe cemi‘-i kelâmını tasdîk ve cümle makâlini tahkîk idüb unvân-ı kitâb-ı müstetâbda ilm-i şerîfin tahrîr ve dibâce-i hitâb-ı müşkîn-nikâbda resm-i ism-i münîfin tastîr iden kıdvet-i kudât-ı enâm ve umdet-i vülâ′t-ı İslâm olan efendi hazretlerinin huzûr-ı şerîflerinde vâzıh ve mu‘ayyen ve rûşen ve mübeyyen olduktan sonra vâkıf-ı mûmâ ileyh mütevellî-i müşârunileyh üzerine takrîr-i kelâm ve tebyîn-i merâm kılub ebniye ve akarın eşref-i eimme-i kibâr a‘nî el-İmâmi′l-‘zam ve sudûru′l-mu‘azzâm İmâm Ebu Hanife el-Kûfi hafazahu’llâhu te‘âlâ bi-lütfî-hi′l-celî vel-hafî- katında vakfiyyeti emr-i lâzım ve hükm-i vâcib ve mütehattim değildir ve nukûdun re’y-i cumhur-ı ulemâ-i izâm ve kavl-i meşhûr-i fudalâ-i kirâm üzere vakfiyyeti fâsid ve bâtıl ve anın zımnında olan şerâit dahî kâsid ve atıldır beyne cemi‘-i mevkûfu nukûd-ı mevsûfu yine mülküme redd ve senin tasarrufunu andan şer‘ ile sened idüb ve galle ve rıbhdan cihet-i tevliyet ve ücret-i hizmet deyû kabz eylediğini taleb ederin deyû da‘va eyledikde mütevellî-i mezbûr dahî bi′l-muvâcehe kendüye lâzım ve mahalle mülâyim olan vech üzere mücâdele ve muhâsama idicek hâkim-i mezbûr medda’llâhu zıllehü’z-zalîl ve zâdehu kadrehü′l-celîl vakfiyyet-i akârın lüzûmuna ve vakf-ı nukûdun sıhhâtîne ve zımnındaki şurûtun istikâmetine ve mütevellî-i mezbûrun cihet-i tevliyet deyu aldığı vazîfenin damânından berât-ı zimmetine alâ-re’y-i men yerâhu mine’l-eimmeti ve’l-meşâyıh ve’l-ulemâ hükm ve kazâ eyledikten sonra vâkıf-ı mezbûr def‘a-i sânîyede tafsî′l-i makâl ve izhâr-ı mâ fi′l-bâl idüb belâ hükm-i hâkim lâhik ve kazâ-i kâdî mülâsık olmağla vakf-ı akar inde′l-eimmeti′s-selâseti′l-kibâr lâzım olduğu müttefekun aleyh emmâ vakfiyye-i nukûdun gerçi ki a‘lem-i ulemâ-i şerî‘a′t-ı hayrü′l-beşer a‘nî İmâm Züfer’in ictihâd-ı müesses bünyâdında sıhhatı ve cevâzı mu‘ayyen ve mübeyyendir lâkin sıhhatinden lüzûm ve gayr-ı lâzım ve ol re’y üzere lüzûmun vücûduna hükm mülâyim değildir öyle olsa meblağ-ı merkûm ve nukûd-ı mersûmun vakfiyyetinden rücû‘a mâni‘ ve mülkiyete reddime dâfi‘ yoktur deyû meblâğ-ı mezbûru kabz itmeğe akdem ve ol husûsa sa‘y ve ihtimâm idicek mütevellî-i mezkûr dahî hükm-i hâkim müte‘allik ve kazâ-i kadı lâhik olmağla sıhhat-i vakıfta ittifâk ve cevâz-ı habsde vifâk vardır eğerçi sirâci′l-eimmeti′l-gumme hazreti İmâmı Âzam ve hümâm-ı mu‘azzâm katında sıhhat-i vakfa lüzûm lâzım değildir ammâimâmeyn-i mükerremeyn ve şeyheyn-i müftehameyn katlarında mütevellîye teslîmden sonra sıhhat-i vakf lüzûmdan mufârakat eylemez anların kavilleri mûcibi üzere hükm ve kâzâ olunmasın ricâ iderin dedikde hâkim-i merkûm dâme ulûvvuhu ve zâde sümüvvuhu hazretleri dahî i‘tibâr-ı cânib-i vakfı evlâ ve ihtiyâr-ı kavl-i sıhhat-i lüzûmu ahrâ görüb hâlîyen amel ve fetvâanın üzere olmağın vakf-ı mezbûrun husûs ve umûmunda sıhhat ve lüzûmuna meşâyih-i eslâf ve eimme-i eşrâf beyninde cârî olan ihtilâf ma‘lûmu ve hükm-ievkāfta mer‘î olan şurût ve evsâf mefhûmu olduğu hâlde hükm-i sahîh-i şer‘î ve kazâ-i sarîh-i mer‘î eyleyüb vâkıf-ı mezbûr ve mütevellî-i mesfûr mahzarlarında tescîl ve tahrîr ve tesbît ve tastîr olunub vakf-ı mezbûr vakf-ı lâzım-ı müsebbel ve habs-i müseccel oldu min-ba‘d ne bir te‘vî′l-i fâsid ile tahvîl ve tebdîl ve nakz ve ta‘tîle kimesnede mecâl ve ne bir tezvîr-i kâsid ile tağyîr-i şerâit ve tahrîf-i zevâbıtında bir ferdin kîlü kâline ihtimâl vardır şol kimesneki Bârî te‘âlaya azze ve alâve kütüb ve rusül ve enbiyâya ve yevm-i kıyâmet ve hesâb ve cezâya vemâ yecibu en yü‘mine bihi fi’ş-şerî‘ati′l-garrâya îman getirenlerden ola bu evkāf-ı mezbûrenin vakfiyyetini muhakkak bilib ve mukarrer tutub ne usûlüne ve ne füru‘una ve ne nemâsına ve ne ruyû‘una ve ne sıhhatıne ve ne lüzûmuna ve ne hukûkuna ve ne kuyûduna ve ne vusûlüne ve ne şurûtuna ve ne husûsuna ve ne umûmuna dahî ve ta‘arruz etmeye ve tağyîr ve tebdîl ve tahrîf ve tahvîl kılmıya kim ki bi-vechin mine’l-vücûh ve sebeben mine’l-esbâb tağyîr ve tebdîline ve tahrîf ve tahvîline veya ibtâl ve ta‘tîline tesaddî veya tecâvüz ve te‘addîiderse fe-kad bâe bi-gazabin mina’llâh ve me‘vâhü cehenneme ve bi‘se’l-masîr mûcebince la‘net ve suht-ı ilâhiyeye mazhar vâki‘ olub ve kâne mine’l-âherîn a‘mâlen ellezîne dalle sa‘yühüm fi′l-hayâti’d-dünyâ mûcibince cümle a‘mâli mahbût ve ahvâli nâ-mazbût ola Fe-men beddelehû ba‘demâ semi‘ahu fe-innemâ ismühu ale’llezîne yübeddilûnehu inna’llâhe semî‘un alîm ve aleyhi la‘netu’llâhi ve’l-melâiketi ve’n-nâsi ecma‘în ve ecru′l-vâkıfi alâ-mevlâhü’llezi hâleka fe-sevvâke ve hateme bi′l-hayri ve’l-âfiyeti âkıbeti ve ahrâhu bi-mennihi ve keremihi tahrîren fi′l-yevmî ve’r-râbi‘ min-şehri Şa‘bâni′l-mu‘azzam min-şuhûri sene isneyn ve tis‘îne ve tis‘a mie.

Detaylı Bilgi İçin Bizi Arayın
gtpara türkçe porno izle viagra fiyat konulu porno watch porn etil alkol